Edebiyatta ve özellikle ideolojik misyon yüklü türlerinde mekan ve şehir, ideal karakterlerin ve ilişkilerin bedenleşmiş biçimi olarak, okuyucuya kimlik yaratması adına sonsuz olanaklar sunar. “Toplumların kendi imgelerine ilişkin bilgi edindikleri en dolaysız kaynak kentlerdir. Bir kentin en anıtsal yapıtlarında göze çarpan mimari özelliklerden, kaldırım taşlarına ya da çeşitli işlevlere göre semtlerin dağılımından, trafiğin akışına kadar her şey onun görüntüsünü çizer” . Kentin toplumsal imgelemi kendinde barındıran özeliği, ideal kentsel imgelerin ideal toplumsal ve siyasal yapıyı kendinde somutlaştırması anlamında kentlerin kurgusundaki ideolojik aksanıyla ortaya çıkacaktır. Kent olmakta olanı yaşanmakta olanı bilinç düzeyine çıkarmayı sağlayan, bireylerin nasıl bir kentli ve yurttaş olacağını belirleyen gündelik tecrübeler üretirken; kente dair tipik-asıl olan bir kimlik de üretmiş olur. Kentte sorunsuz dolaşımı sağlayan, mobilite tecrübesini kesintiye uğratmayan kimlik, ideal toplumsal-siyasal yapının ve kentin asıl kimliğidir.
